![]() |
16 yaşındaki Aslı Y. ve 14 yaşındaki Cenan Y., Ataköy'deki apartmanın 14. katından boşluğa atladıklarında sadece beton zemine değil Türkiye'nin gündemine de bomba gibi düştüler. Olay mekânının Ataköy olması ise, "neden" sorusunu kolay yoldan cevaplamaya olanak verdi. İddiaya göre iki liseli Ataköy'de uzun süredir kulaktan kulağa yayılan Satanist grubun üyesiydi ve Şeytan'a tapıyorlardı. İntiharların bir anda, dünyada 10 milyon üyesi bulunduğu sanılan Satanist Kilise'yle bağdaştırılması üzerine, gündeme onlar geldi; Türkiye'deki Satanistler...
Aktüel daha önce, Türkiye'deki Satanist kilisesinin varlığından söz etmiş, grubun ne kadar gizli hareket ettiğini anlatmıştı. Bu çok gizli tarikat öyle kolay üye kabul etmiyordu. Üye olanlar içinse geri dönüş, hele ortaya çıkıp anlatmak kolay değildi... Ancak, bir anda kopup gelen Satanist histeri, bir zamanlar Satanist olan, ayinlere katılan ve Satanistler'i uzaktan izleyenlerin daha rahat konuşmasına olanak verdi. İşte tanıkların Aktüel'e anlattıkları...
Sevda, Ebru'yla önceleri uyuşturucu ve serbest aşk dolu günler ve geceler yaşamaya başlamış. İşte o günlerde, Ataköy 9. Kısım'da bulunan Baruthane'de, gözleri oyulmuş, asılı halde bir kedi ölüsü bulunduğunu duymuşlar. "Ebru 'Ölmesi gerekiyormuş öldürmüşler, ne var bunda. Gerekirse ben de pekala bir canlıyı öldürebilirim' deyince çok şaşırdım. Üstelik o benim bu şaşkınlığımla dalga geçiyordu. İlerleyen günlerde, bana doğaüstü güçlere inandığını anlattı. Sözünü ettiği Allah değildi. Anlattığına göre, kendisi gibi düşünen arkadaşlarıyla biraraya geliyor ve güvenlerini pekiştiriyorlarmış. Doğrusu ilgimi çekti, aralarına katılmak istedim."
Sırf merak yüzünden gittiği ilk ayinde tanık olduklarını ise şöyle anlatıyor:
"Yer Baruthane'ydi. Kalabalık bir grup vardı. Bir kabın içinde tütsü yaktılar, bir köşede de mumlar yanıyordu. Biraz geç kalmıştık, gittiğimizde hepsi sarhoş gibiydi. Ortaya çizilen şekillerin etrafında dönmeye başladılar. Ama bu şekil, gazetelerde çıkan yıldız değildi. Dikdörtgeni andıran çizgilerin içine bir kitap kondu; sonradan bunun Satanist İncil olduğunu öğrendim ve anlam veremediğim şeyler söylemeye başladılar. Arkadaşım da onlar gibi davranıyordu." O gece olanları sadece izleyen Sevda, biraz korkar ama merak hâlâ daha ağır basmaktadır. Bu arada, kimi toplantılarda Şeytan'a bağlılıklarını göstermek için bir kurban adadıklarını, bu kurbanın oğlak burcundan olduğunu katar yeni bilgileri arasına. "Sonradan öğrendim ki, kedi de Şeytan gibi oğlak burcu kabul edildiği için, genellikle kedi kurban ediyorlarmış."
Bu arada Ebru, Sevda'yı bilgilendirmeye devam eder. Yapılan ayinler birer büyü ayinidir. "İstesem, Şeytan'ın verdiği güç sayesinde ben de herşeyi kontrol altına alabilecektim." Bu şevkle bir kez daha ayine katılmaya karar verir Sevda. Bu kez mekân Baruthane değil bir evdir. "Ama onlar gibi transa geçemiyordum. Zaten yaptığım büyü de tutmadı." Bu arada Sevda, grubun Taksim'de bir dernekleri olduğunu ve gerçek üye kabul edilmek için kedi kanı içmek gerektiğini öğrenir. "Korkmadım da, kedi kanı içme fikri kötü geldi bana..."
Ataköy'de yaşayan Zeynep Kerem, kedisini Baruthane içinde gözleri oyulmuş, vücudu paramparça edilmiş halde bulunca "katil"in peşine düşer. Bu amaçla Bakırköy'deki bir yerel gazetenin genel yayın yönetmeni olan Nurettin Eren'den yardım ister. Bunu yapanın ancak bir sapık olduğunu düşünürken beklemedikleri bir sonuçla karşılaşırlar: Ataköy'de Şeytan'a taptıkları iddia edilen Satanist gençler vardır. Kedi, uyuşturucu da kullanan bu gençlerin kurbanıdır.
Ayinlerle ilgili olarak çevrede Itır, Alper, Ayı Orhan, Turan ve Japon Bülent'in adı geçmektedir. Zeynep Kerem bu çocuklar için Bakırköy Savcılığı'na suç duyurusunda bulunur. Hiç ses çıkmayınca, savcılığa verilen dilekçenin akıbetini araştıran Nurettin Eren, Itır'ın annesi Ümran T.'nin Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nda görevli olduğunu öğrenir. Resmi kanaldan bir sonuç alamayacaklarına kanaat getirip kendi imkanlarıyla Satanist gençlere ulaşmayı başarır: "Bu gençlerin çoğunun ailesi eğitimli, ekonomik düzeyi yüksek insanlar. Çocuklar uyuşturucu kullanıyorlar aynı zamanda. Ayinler düzenleyip Şeytan'a inandıklarını söylüyorlar."
Gazeteci Eren, araştırmaları sırasında Aslı Y. ile de karşılaşmış. "Bana ayinlere katıldığını ama artık, gruptan ayrıldığını söyledi. Demek ki uyuşturucu kullanmıyordu, yoksa kopamazdı. Daha sonra da merhabamız sürdü, son derece akıllı ve neşeliydi; öyle zeki bir kızın intihar ettiğine hâlâ inanamıyorum."
Ancak 22 yaşındaki Özgür tanık olduğu Satanist ayini anlatmaktan çekinmiyor.
"Galleria'da bir fast - food'çuda birlikte çalıştığım bir arkadaşım vardı. Bir gün kırmızı kaplı, üzerinde kuru kafa resmi olan, Grekçe ya da Sanskritçe gibi farklı harflerle yazılmış bir kitap getirdi. Söylediğine göre bu kitapta birçok büyü vardı. Benim inanmadığımı görünce, ispat etmeye kalktı. Kitapta yazılanlar doğrultusunda, herşeyi kontrolü altına alabileceğini iddia ediyordu. Ama bunun için büyüyü yapandan kan akması lazımdı. Bir seferinde, bir kızı elde etmek istiyordu. Kitabı açtı, anlamadığım bir şeyler söyledi, bıçakla da kolunu kesmişti. Ertesi gece o kızla birlikte oldu."
Özgür durumdan çok etkilenir. Arkadaşı ona, doğaüstü inançlardan güç aldığını, hatta Allah yerine Şeytan'a inandığı anlatır. Büyü törenini toplu halde tekrarladıklarını ekler; ama hemen değil, ancak tanışma gecesinde o da katılabilecektir... O gece geldiğinde Özgür, arkadaşıyla birlikte Bebek'te bir yata biner.
"Çok kalabalıktı, içinde sürekli 'Satan, Satan' kelimelerinin tekrarlandığı bir müzik çalıyordu. Yattakiler bu müzik eşliğinde halka halinde dönmeye başladılar. Kendilerinden geçmiş gibiydiler, öyle ki karşısındakine bıçak sallayanlar bile vardı. Sonra kapının üzerindeki, çarmıha gerilmiş kedi resmini gördüm. Tam o sırada, derinden gelen bir kedi iniltisi duydum sanki. Denizin ortasında ne kedisi, her halde sarhoş oldum, diye düşünüp üzerinde durmadım. Gece yarısından sonra herkes birbiriyle sevişmeye başladı. Eşini bıçakla çizenler ve kanlarını emenler vardı. Burçların kendileri için çok önemli olduğu gerekçesiyle bana burcumu sordular. Boğa burcundan olduğumu söyledim ve otuz yaşlarında bir kadın Boğa ve Oğlak burçlarının aynı tabiatlı olduğunu söyleyip, benimle birlikte olmak istedi. Uyandığımda saat sabahın beşiydi ve yatakta üç çıplak kadın daha vardı. Apar topar yukarı çıktığımda, insanlar sereserpe yatıyordu. Vücutları ve duvarlar kan lekeriyle doluydu. Kendi kanlarıyla duvarlara tuhaf şekiller çizmişlerdi. Koşarak ayrıldım oradan."
O günden sonra Şeytan'a tapan arkadaşını ve diğerlerini bir daha görmeyen Özgür geçen yaz, Satanizm konusunu araştıran Nurettin Eren vasıtasıyla Aslı Y. ile de tanışmış. "İki kere karşılaştık, konuştuk. Satanist ayinlerden söz ediyorduk. O da ayinlere katıldığını ve kara büyüye inandığını anlatıyordu. Ama Baruthane'deki ayinde trans sırasında arkadaşının gözünde şimşek gibi bir ışık görmüş ve öyle korkmuş ki, bir daha o gruba hiç girememiş."
Bütün bu anlatılanlar özellikle Ataköy Baruthane'de yoğunlaşan Satanizm iddialarının pek de gerçek dışı olmadığını gösteriyor. Satanist inancın Ataköylü Aslı'nın intiharına neden olamayacağını da...
Bu yazı Aktuel'den alınmıştır.