![]() |
Havas ilmi genel kanıdaki
düşüncelere rağmen sadece harflerin ve sayıların, esmaların veya ayetlerin
sırlarından, hikmetlerinden faydalanılarak çeşitli etkiler elde etmek için
esmanın veya ayetin kendisi ya da vefki ve bunlara bağlı harf ve sayılar ile
tılsımlar kullanılarak ve bu sistem üzerine kurulmuş basit bir ilim veya ilmin
metodu değildir. Bu ilimlerin kendisine has özellikleri ve konuları vardır, bu
ilmin kendisi ve lisanı evrenseldir. Bu ilimler ruh ve madde ile canlı ve cansız
ile harfler ve rakamlar ile yıldız ve burçlar ile nebulalar ve galaksiler ile
ses ve renk dalgaları ile kısaca kainatta daha genişi evrende her şeyle
bağlantılıdır.
Bu ilim asırlardır gelmiş geçmiş alimlerin ve ulemanın bir sır gibi
gizlediği ve açıkça öğretmediği ve öğretmekten de çekindiği vebal altında
kalmaktan korktuğu ilimlerdendir. Bu ilimler de başarılı olmanın ve zarar
görmeden ilerlemenin bazı şart ve usulleri vardır. Havas ilmini bilmek ve
öğrenmek için önceden bilinmesi gereken kurallar ve önemli noktaları sırası
gelince özet olarak anlatmağa çalışacağız, ama bundan önce bilinmesi gereken bu
ilim yıldızlar ilminden bilinen veya bilinmeyen sırlarla alemi semalardan
gelmiştir. Bu ilim insanlardan önce yani arz oluşmazdan evvel ruhani alemlerde
mele küt ve cinler aleminde bilinen ve kullanılan birçok gizlilikleri, esrarı ve
acayipliği içinde gizlemiştir.
Yaşamış olduğumuz bu maddi alemin yasaları ve fiziksel oluşumları manevi
alemlerin etki ve yasalarıyla meydana gelmektedir. Bu ilmin kullanılışı melekler
ve cinlerden sonra çok eski kavimler ve uygarlıklar tarafından kullanılmıştır bu
manevi yasaları öğrenip etkilerine göre gerektiği şekilde uygulamışlardır.
İnsanlar bu bilgileri çok çeşitli yollardan elde etmişlerdir. Hatta kimilerine
göre mana aleminden gelen varlık veya varlıklar bazı insanlara bu ilmi ve
kullanma metodunu öğretmişlerdir. Bu anlattığıma örnek; Bakara süresi 102.
ayetinde olan Harut ve Marut isimli iki meleği örnek olarak verebiliriz.
Gerek ruhani varlıklar veya cinlerin bildiği kelamlar, bizzat insanlar
için indirilmiş kutsal kelamları veya esmaları gizlemek ya da rumuzlamak
amacıyla çeşitli şekiller, çizgiler veya tılsımlardan oluşan birtakım sayılarla
sembolleşen vefkler ve tılsımlar oluşturulmuştur. Bazen de sırf sayılar
kullanılarak bu ilim de çok çeşitliliklerle beraber çelişkiler de görülmektedir.
Zıtlık veya yanlışlıklar ise bu ilimler kaynağından öğrenilmeyip kolaycılık
(Kopyacılık) yolu seçilmiştir. Günümüzdeki kitaplar da görülen veya kullanılan
tılsımlar yanlış zaman veya yanlış mekanlar da şart ve kaidelerine riayet
edilmeden yazılıp hazırlandığından yapılan bir işin çoğu zaman neticeye
ulaşmadığını görürüz. Bir de işi karıştıran esas mesele bu tılsım, sembol veya
yazıların ilahi isimler ve semboller olmayıp cinler, periler veya ruhani varlık
isimlerinden olduğu ibarettir. Veya çok daha iyisi melek üt aleminden bir melek
ismi olduğudur. Dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de şudur: Tılsım
yazarken eskilerin kullandıkları diller ve yazılar çok eski kavimlerin dillerine
göre yazıldığı için günümüze gelene kadar bir çoğu unutulmuş bir çokları da
tahribatlara uğratılmıştır. Bu uygarlıklara ve dillere örnek olarak Mu uygarlığı
Atlantis kavimleri ve eski kipti ırkı ile eski İbranice,eski Süryanice ve eski
Arapça nın bazı lehçeleri ve eski Mısır yazıları, lehçeleri ve alfabeleri ki;
bugün bunların bir çoğu unutulmuştur. Ve daha sonra esma ve ayetlerin manevi
etkisini kullanma halidir ki; bu da bazı şartlara bağlıdır... Bunlar da özet
olarak esma ve ayetlerin anlam ve etkilerinin kudretini bilmektir. Bu halde
kendi içinde guruplamaktır. Bunları da şöyle özetleyelim; esma veya ayetin
bilinen anlamının yanında bir de batını (gizli) anlamları vardır. Bunlar etki
olarak farklı sonuçlar verirler ve sen bilmelisin ki; Kur’an –ı Kerim’in
anlamının anahtarını yüce Allah (c.c.) peygamberleri ve onun evliya kullarına ve
rahmani olan meleklere lütfetmiştir.
Bu Konu hakkında arastırma
yaparken bazı gercekleride göz ardı etmemek lazım bunlardan en önemlisi olan
Al-i İmran Suresi 7 . ayet
Sana Kitab'ı indiren O'dur. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir ki, bunlar
Kitab'ın esasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne
çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler.
Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek payeye erişenler ise: Ona
inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler. (Bu inceliği) ancak aklıselim
sahipleri düşünüp anlar.
Bu Konu ile ilgili internette
medyumların web sitelerindeki yazdığı yazılar beni dehşete sürükledi..bu ilim
alim kisilere ALLAH'ın izniyle verilir fakat bu ilim icin evliyalık makamı
gerekmektedir bu makama cıkmakda cok zordur...
evliyalık makamı 3 bölümdür 1)fena 2)beka 3)zühd bu konunuyu baska bir Bölümde genis bir acı ile anlatacağım..