Salman Rushdie
Salman Rushdie, Urduca ve İngilizce konuşan müslüman bir ailenin oğlu olarak 1947'de (bağımsızlıktan iki ay önce) Bombay'da doğdu. 1961'de lise eğitimi için İngiltere'ye gönderilen Rushdie'nin ailesi, 1964'te diğer müslümanlarla birlikte zorunlu olarak Pakistan'a göç etti ve Karaçi'ye yerleşti.
       Cambridge'de tarih eğitimi gören Rushdie, fantastik bir bilimkurgu denemesi olan ilk romanı Grimus (1975) ile eleştirmenlerin dikkatini çektikten sonra, Geceyarısı Çocukları (Metis, 2000) romanıyla (1981 Booker, 1982 James Tait Black, 1993 Booker of Bookers ödülleri) dünya çapında ün kazandı. Hindistan tarihi ve politikasına eleştirel yaklaşımı nedeniyle Hindistan'da yasaklanan bu romanı, bu kez Pakistan'da aynı akıbete uğrayan Utanç (Metis, 2005) izledi. Nikaragua anılarını aktardığı The Jaguar Smile'ın (1987, Jaguar Gülüşü, Pencere, 1989) ardından yazdığı The Satanic Verses (1988, Şeytan Ayetleri) ile 1988 Whitbread ödülünü kazandıysa da Müslümanlığa hakaret ettiği gerekçesiyle kitap Hindistan ve Güney Afrika'da yasaklandıktan sonra Ayetullah Humeyni tarafından yazar hakkında ölüm fetvası verildi.
       Kitapları yirmi beş dile çevrilen ve çeşitli ödüller kazanan Rushdie, The Riddle of Midnight (Geceyarısı Bilmecesi) ve The Painter and the Pest (Ressam ve Bela) adlı iki belgesel film senaryosu da yazmıştır. Diğer yapıtları arasında Harun ile Öyküler Denizi (1990, Metis, 1994), In Good Faith (1990, İçtenlikle), Imaginary Homelands (1991, Hayali Ülkeler), East, West (1994, Doğu, Batı), The Moor's Last Sigh (1996, Mağriplinin Son İç Çekişi), The Ground Beneath Her Feet (1999, Ayaklarının Altındaki Toprak) ve Fury (2001, Öfke) sayılabilir. Rushdie'nin son romanı Shalimar the Clown (Soytarı Şalimar) Eylül 2005'te yayımlandı.

Başlıca Eserleri

 

Şeytan Ayetleri Tartışması

1989'da yayınlanan Şeytan Ayetleri romanı, İslam dini peygamberi Hz. Muhammed'i saygısız bir şekilde tasvir ettiği ve İslamiyeti küçük düşürdüğü gerekçesiyle İslam dünyasından büyük tepkiler almış; Güney Afrika, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır, Somali, Bangladeş, Sudan, Malezya, Endonezya, ve Katar'da kitabın yayınlanması yasaklanmış; 14 Şubat 1989'da İran lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni tarafından fetva verilerek Rushdie'nin başına üç milyon Amerikan doları ödül konmuştur. Bunun takip eden yıllarda da çeşitli ülkelerde kitabın çevirmen ve yayıncı kuruluşlara yönelik saldırılar olmuştur. 1998'de İran, İngiltere ile ilişkilerini düzeltmeye yönelik bir adım olarak Salman Rushdie hakkında aldığı ölüm cezası kararından vazgeçmişse de İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney 2005'te fetvayı sadece veren kişinin kaldıracağını, ancak bu kişinin yani Humeyni'nin 1989'da öldüğünü ifade etmiştir


Salman Rushdie: İslam'da reform gerek. Evet, Salman Ruşdie, yeniden sahneye çıktı. bbc.com'dan.

Şeytan Ayetleri kitabı yüzünden 1989'da hakkında ölüm fetvası verilen İngiliz yazar Salman Rushdie, İslamın modern çağa ayak uydurabimek için bir reform süreci geçirmesi gerektiğini söyledi.

Rushdie, Times gazetesine yazdığı makalede, Kuran'ın daha esnek bir yorumunun İslamı yabancılaşmaktan kurtarabileceğive bunun Londra'daki 7 Temmuz saldırılarını hazırlayan ideolojilerle de mücadele anlamına geleceği tezini savunuyor.

Hindistan doğumlu İngiliz yazar Salman Rushdie, Şeytan Ayetleri kitabının dine hakaret içerdiği iddia edilerek ölümle tehdit edildiğinden yıllarca saklanarak yaşamak zorunda kalmıştı.

Yazar son makalesinde İngiltere'nin bazı bölgelerinde müslümanların toplumun diğer kesimlerinden soyutlanmış bir yaşam sürdüğünü kaydediyor ve bunun "gençlerin yabancılaşma duygusunu" kolayca artırabileceğini yazıyor.

İSLAM'DA İSTEDİĞİ REFORMU ANLATTI

Rushdie'ye göre çare geleneklerin ötesine geçerek, İslamın temel tavramlarını modern çağa uyarlıyacak bir reform sürecine girilmesinde yatıyor. Rushdie reformu da şöyle tanımlıyor.

"Yalnızca cihad ideolojisiyle değil, aynı zamanda gelenekçilerin tozlu ve boğucu öğretileriyle mücadele edecek bir reform hareketi aynı zamanda kapalı müslüman toplumlarının pencerelerinin açılmasına ve içeri çok ihtiyaç hissedilen taze esintilerin girmesine olanak sağlıyacaktır"

İngiliz yazarın bir önerisi de Kuran'ın kusursuz bir rehberden ziyade, tarihi bir metin olarak görülerek yorumlanması. Aksi halde hiç bir tartışma yapılamıyacağını söylüyor.

"Ama Kuran tarihi bir belge olarak ele alınırsa" diyor Rushdie, o zaman bu belgeyi gelecek kuşakların yaşam koşullarına uyacak şekilde yeniden yorumlamak da meşrulaşmış olur".

Salman Rushdie, 7. yüzyılda konulmuş kuralların 21. yüzyılda artık yerlerini yenilerine bırakması gerektiği kanısında.

Yazarın yayına hazırlanan son öyküsü "Shalimar the Clown" (Soytarı Şalimar) radikal bir dinadamı tarafından terör eylemcisi olmaya itilen bir Müslüman genci konu alıyor.
 

ANA SAYFA