![]() |
Sonyazar Home Page olarak arastırmalarımızda vampirler hakkında kesin ve net bilgiler bulunmasada en yaygın ve mitolojik olarak günümüze gelen mitolojik efsanelerı ve tüm destanları sizlere aktarmak icin bütün hepsini bir denge üzerinde sıralayarak size aktarıyoruz
1)Bir çok efsane gibi vampirlgin başlangıç tarihi tam olarak bilinmiyor;ama
vampir hikayesinin kanıtı Mezopotamya daki Tigris (Dicle) ve Euphrates (Fırat)
nehirlerinin yakınındaki Kildanide, kil yada taş tabletlerin üzerine yazılmış
Asur yazıtlarında bulunmuş olabilir. Kildaniler diyarına, İncilde geçen
Abraham'ın asıl evi olan "Ur of the Chaldeans" da denir.
"Lilith", İbranilerin kutsal kitabında geçen muhtemel vampirlerden biridir ve
kitapta tasvir edilmiştir.İsaiah'ın kitabında geçiyor olsa bile Lilith'in
kökleri daha çok Babillilerin "demonolojisine" benzer.Lilith geceleri bir baykuş
görüntüsüne bürünerek dolaşan bir canavardı.Avlanmak için yeni dogmuş çocukları
ve hamile kadınları arardı. Lilith, gelenege uygun olarak Adem'in,"Adem ve
Havva" olmadan önceki karısıydı, ama daha sonra şeytanın tarafına geçti çünkü
Adem'e itaat etmeyi reddetti.Bir takım olagandışı tutkuları vardı ve dogal
olarak kötünün gözüyle bakıyordu.Ve sonuç olarak Adem 'in ve Havva'nın
çocuklarına (yani tüm insan soyundan olanlara) saldıran bir vampire dönüştü.
Vampirlerle ilgili söylenceler Akdenizdeki Mısır, Eski Yunan ve Roma
uygarlıkları boyunca süregelmiştir. Eski Yunanlılar, çocuklarını yiyen ve
kanlarını içen strigae veya lamiae'ya inanırlardı. Lamia mitolojide Zeus'un
aşıgı olarak geçer, fakat Zeus'un karısı Hera ona karşı savaşmıştır. Lamia
delirmiş ve kendi dölünü öldürmüştür. Daha sonra da geceleri diger insanların
çocuklarını da aynı şekilde öldürmek için avlanmıştır.
2)Tarihin ilk zamanlarında, Adem ve Havva evlendi ve 3 tane oğulları oldu.
Caine, Abel ve Seth. İlk doğan Caine, bitkileri yetiştirdi. Onları suladı ve
büyüttü, hayat verdi. İkinci doğan Abel hayvanlara baktı. Onlari besledi ve
büyüttü.
Bir gün Adem iki oğluna şöyle dedi. ''Caine, Abel, [Yukardaki] için bir kurban
vermelisiniz. Öyle bir kurban ki hayatta en çok sevdi iniz şeylerden biri
olacak.. Caine, [Yukardaki] için en tatlı meyvalarını, en olgun bitkilerini
getirdi. Abel, [Yukardaki] için en genç, en güçlü hayvanını kurban etti.
İki kardeş de kurbanlarını Adem'in Altar'ına koydular ve ateşe verdiler. Duman
onları yavaşça yukarı do ru götürdü. Abel'in kurbanı tatlı bir koku yaydı ve
kabul edildi. Caine'in ki ise kabul edilmedi ve Caine sert bir sekilde
azarlandı.
İlk doğan ağlamaya başladı, gece gündüz [Yukardaki]'ne dua etti.
Adem kurban vaktinin yeniden geldiğini söyledi. Abel yine en güçlü ve genç
hayvanlarından birini öldürdü. Caine ise eli boş geldi, çünkü kurbanının
istenmeyeceğini biliyordu.
Abel şöyle dedi; ''Caine, neden bir kurban getirmedin?''. İlk doğan gözleri
yaşlı bir şekilde kardeşinin kalbine mızrak saplayarak onu kurban etti.. Hayatta
en çok sevdiği şeyi..!
[Yukardaki] onu cennetten attı, ve Nod denilen bir yere sürgün etti.
Caine karanlıkta yanlız kalmıştı. Açtı, üşüyordu ve ağlıyordu.. Karanlığın
içinden tatlı bir ses geldi. Siyahlar içinde bir kadın Caine'e doğru yaklaştı.
(Babylon Lilith Anıtı)
''Hikaye'ni biliyorum, Nod'lu Caine. Açsın, bende yemek var. Üşüyorsun, bende
kıyafet var. Üzgünsün, bende rahatlık var''
''Benim gibi lanetli birini niye rahatlatasın? Neden giydiresin? Neden
besleyesin?''
''Ben senin babanın ilk karısıyım. [Yukardaki]'ne karşı geldim ve özgürlüğü
karanlıklarda buldum. Ben Lilith'im. Bir zamanlar bende üşüyordum. Benim için
sıcaklık yoktu. Bir zamanlar bende açtım, benim için yemek yoktu. Bir zamanlar
bende üzgündüm, benim için rahatlık yoktu.''
Lilith, Caine'i ağırladı ve onu besledi, rahatlattı. Caine onun evinde bir süre
kaldı, ve birgün ona sordu:
''Sadece karanlıktan, bu evi nasıl yaptın? Nasıl kıyafetler yarattın? Nasıl
yiyeceklerini yetiştirdin?''
Lilith gülümsedi ve cevap verdi: ''Ben uyandım. Bu sayede istedigim gücü
yaratıyorum''
''Beni de uyandır Lilith, benim de güce ihtiyacım var. Bende kendi evimi,
giysilerimi, yiyeceklerimi yaratmalıyım.''
''Uyanmanın sana ne yapacağını bilmiyorum. Sen baban tarafından lanetlendin.
Ölebilirsin, sonsuza kadar değişebilirsin.''
''Güç olmayan bir yaşamın ne önemi var? Sen olmadan ben ölürüm, ama senin kölen
olarak yaşayamam.''
Lilith Caine'i seviyordu. Bunun olmasını istemese de Caine'in istediğini yapti
ve Caine'i "uyandırdı". Bileğinden gelen kanı bir kaba koydu ve Caine'e içirdi.
Caine Abyss'e düştü, o kadar uzun süre düştü ki bu ona sonsuzluk gibi geldi.
Gözlerini açtığında karanlık bir yerdeydi.
Karanlığın içinde Caine parlak bir ışık gördü. Gecede parlayan ateş, Michael,
Kutsal Ateş'in koruyucusu ona gelmişti, ve şöyle dedi. ''Adem ve Havva'nın oğlu,
suçun büyük ama babamın ba ışlayıcılığı da çok büyük. O seni affetti.''
'' Caine cevap verdi; ''[Yukardaki]'nin acımasıyla değil ancak kendi vicdanımla
gurur içinde yaşayabilirim.'' ve reddetti.
Ve Michael ona ilk lanetini verdi: ''Bu diyarlarda gezdiğin sürece, sen ve senin
çocukların ateşten korkacak. Ateşim sizin derinizi yakacak ve sizi mahvedecek.''
O gecenin sabahında, ufuktan Raphael göründü. Güneşin koruyucusu. Caine'e şöyle
dedi ''Adem'in o lu, Havva'nın oğlu, kardeşin Abel cennetten senin günahlarını
affetti. Tanrının bağışlamasını kabul etmeyecek misin?''
Caine cevap verdi; ''Abel'in bağışlaması bir şey ifade etmez. Ancak ben kendimi
affedebilirsem gerçekten affolmuş sayılırım'' ve reddetti.
Ve Raphael ona ikinci lanetini verdi: ''Bu diyarda gezdiğin sürece sen ve senin
çocukların gün doğuşundan korkacak. Güneşin ışınları sizi ateş gibi yakacak.
Şimdi git ve karanlık bir yere saklan, güneşin gazabını hissetmemek için.''
Caine kaçtı ve karanlık bir mağaraya saklandı ve orada uyudu. Uyandığında ölüm
mele i Uriel onu kanatlarının arasında tutuyordu. Caine'e şöyle dedi: ''Adem'in
oglu, Havva'nın oglu, Tanrı senin bütün günahlarını bagışladı, kabul et ve bütün
lanetlerinden kurtul.''
Caine cevap verdi; ''Tanrının bağışlamasıyla değil, kendi bağışlamamla
yaşayacağım. Ben benim. Yaptıklarımı yaptım. Bu asla de işmeyecek''
Ve Tanrının kendisi, Uriel'in a zından Caine'e son lanetini verdi. ''Sen ve
senin çocukların, bu diyarda gezdiği sürece karanlığa tutunacaklar. Sadece kan
içecekler. Sadece kül yiyecekler. Ölümde olacakları gibi olacaklar, ama
ölmeyecekler ve hep yaşayacaklar. Son günlere kadar dokunduğunuz her şey yok
olacak.''
Bu lanetle Caine acı bir çığlık attı. Gözlerinden kan geldi. Bu gelen kanı bir
kabın içine doldurdu ve içti. Kafasını kaldırdığında Gabriel karşısında
duruyordu, ve ona şöyle dedi: ''Adem'in oglu, Havva'nın oglu. Babamın
bağışlayıcılığı bildi inden çok daha büyük. Şimdi bile Affedilmeye bir yol
açıldı. Bu yola [Golconda] diyeceksin. Çocuklarına ondan bahset, çünkü sadece bu
yolla yeniden ışıkta yürüyebileceksiniz.''
3) Dünya tarihine bakacak olursak, vampirlere dair ilk yazılı kayıt William of Newburgh tarafından tutulmuştur. 12. yüzyılda yaşamış olan William, ölen bazı kişilerin, geceleri insanlara saldırmak üzere geri geldiklerini anlatan bir takım metinler yazmıştır. Yazmış olduğu metinlerde, bu gece yaratıkları Sanguisuga (kan emici) diye tanımlanmışlardır. Ancak vampirlerin geçmişi çok daha eskiye, ta yaradılışa dayanmaktadır. Kutsal musevi metinlerinde, yaratılış şu şekilde tasvir edilir: 27 So God created man in his own image, in the image of God created he him; male and female created he them. 28 And God blessed them and God said unto them, Be fruitful and multiply and replenish the earth and subdue it. (Genesis 17-2 Vampir metinlerinde, ilk yaratılan kadının Eve değil, Lilith olduğu söylenir. Lilith, kendisine yüklenmiş olan üreme görevi dolayısıyla kendisini aşağılanmış hisseder ve Adam ile aynı seviyede olması gerektiğini haykırarak isyan eder. Adam onun isyanına karşı kayıtsız kalınca iyice sinirlenen Lilith, Tanrının kutsal adını yüksek sesle haykırarak ortadan kaybolur. Lilithin gidişi üzerine Tanrı Eveyi toprak yerine Adamın kaburga kemiğinden yaratır; bu şekilde Eve isyankar değil sadık olur. Lilith ise, Kızıldeniz civarında bir yerde lanetlenmiş ve şeytani bir şekilde yaşamaya devam eder; kendi şeytani çocukları iyi-kötü arasındaki savaşlarda öldürülükçe o da çocuk öldürür. Adam ile Lilithin ilk çocukları olan Caine ise, vampirlerin ilkidir. Bir kıskançlık sonucu kendi kardeşini öldürünce, Tanrı tarafından lanetlenmiş ve cezalandırılmıştır. Caine, sonsuza dek tekrar güneş yüzü göremeyecek ve kana susamışlığın azabını çekecektir. Caine, taşıdığı sonsuz izle anne-babasının topraklarından sürülür. 10 What hast thou done? The voice of thy brothers blood crith unto me from the ground. 11 And now art thou cursed from the earth, which hath opened her mouth to receive thy brothers blood from thy hand; 12 When thou tillest the ground, it shall not henceforth yield unto thee her strength; a fugitive and a vagabond shalt thou be in the earth. 15 And the LORD said unto him, Therefore whosoever slayeth Caine, vengeance shall be taken on him seven fold. And the LORD set a mark on Caine, lest any finding him shall kill him." Genesis 4:10-15 Vampir metinlerine göre Caine, Lilithi bulmak üzere Kızıldenize gitmiş, Lilith de ona kanın gücünü öğretmiştir. Caineden, İskandinav ülkelerine ait bir efsane olan Beowulfta da bahsedilir: ...Till the monster stirred, that demon, that fiend, Grendel, who haunted the moors, the wild Marshes, and made his home in a hell Not hell but earth. He was spawned in that slime, Conceived by a pair of those monsters born Of Caine, murderous creatures banished By God, punished forever for the crime Of Abels death. The Almighty drove Those demons out, and their exile was bitter, Shut away from men; they split Into a thousand forms of evil-- spirits And fiends, goblins, monsters, giants, A brood forever opposing the Lords Will, and again and again defeated. (Ll. 101-114) ...Caine had killed his only Brother, slain his fathers son With an angry sword, God drove him off, Outlawed him to the dry and barren desert, And branded him with a murders mark. And he bore A race of fiends accursed like their father... (Ll. 1261-1266) Kanı kullanarak mistik güçleri nasıl uyandıracağını ve insanları kendi cinsinden varlıklara nasıl dönüştüreceğini öğrenen Caine, en başta kendi gibi lanetli varlıkları dünya yüzeyine yaymanın doğru olmayacağını düşünür ve kendi kabuğuna çekilir. Ancak zaman içinde yalnızlık duygusuna yenik düşer ve 3 kişiyi kendi gibi vampire dönüştürür. Zaman içinde 3 kişi 13 kişi olur. Bu 13 vampir, dünyanın ilk insanları arasında özgürce dolaşarak umarsızca beslenmeye başlar. Olup bitenler karşısında çılgına dönen Caine, daha fazla vampir yaratılmasını kesin olarak yasaklar. Tüm vampirleri yanına alan Caine, bir şehir kurar ve bu şehirde vampirlerle insanlar barış içinde yaşar. Ne var ki, barış çok uzun sürmez ve Cainein çocukları tekrar insanlarla beslenmeye başlar. En sonunda şehir çöker; bu çöküşün sebebi kesin olarak bilinmez, ancak yıkıma doğal afetlerin veya Cainenin kurallarından bıkan bir çocuğun yaptığı kara büyünün yol açtığına dair rivayetler vardır. Bu yıkımın ardından Caine onun ilk 3 çocuğu kaybolur. Bu şekilde, tarihin en güçlü vampirleri ortadan kalkmıştır. Geriye kalan 13 vampir ise, kurallardan bağımsız bir hayat sürmeye başlar. Bu 13 vampirden Antediluvians diye bahsedilir. Antediluviansın yarattığı vampirler ise, her birinin özel güçlerini ve yeteneklerini (bir miktar fireyle) miras alırlar. Bu şekilde, vampir klanları yavaş yavaş oluşmaya başlar.
California Devlet Üniversitesi araştırmacılarından kimya profesörü Wayne Tikkanen’in yaptığı araştırmaya göre vampirliğin asıl sebebinin Porfiria hastalığı olduğu tespit edilmiştir. 1700’lü yıllarda hastalık hakkında bilgisi olmayan Avrupanın bu hastalığa yakalanları vampir olarak niteleyerek lanetlemekteydiler. Bir çeşit kan zehirlenmesi olan Porfirya hastalığının ilerlemesiyle derinin kızılötesi ışınlara karşı zayıfladığı ve bu nedenle karadığını açıklayan Tikkanen “Hastada anormal kıllanma görülür. Dudaklar kuruyup çekildiği için dişler ortaya çıkar. Hasta çok acı çeker. Sonunda çıldırır” diyerek hastalığı açıklamıştır.bu hastaların derilerinin hassaslığı nedeniyle sadece geceleri çıkabildikleri tedavi amacıylada hayvan kanı içtiklerini belirten Tikkanen “Hikayelerde vampirlerin neden gece dışarı çıkıp kan içtiklerinin yanıtı işte bu” diye konuya açıklık getirmiştir.