Zor olacak  biliyorum  zaten vakitte geç oldu ömrüm hüsran doldu buda bana kapak oldu,geçiyor yılar  gecen zaman zamanım yok ki döneceğim her an... kıssadan hisse bir iki kelime üçüncüsü yüreğime gebe Kudüs'e Mekke'ye İsrail'in dengesine Muhammet'in gözbebeğine bir adım ten bir ağıt ekile,geçer mi  zaman  yoksa zalim mi zaman anlatsam dertlerimi biter mi ahûzar figan...Geçiyor evreler ve dönülmeyen gerçeklerde elde kalan hüzünler ben neyim bilmiyorum acaba geçiyormuyum yoksa karanlıkta görünmüyormuyum  elimde gizem mektupları sahibi gideceği yer belirsiz isimler sahte rüyalar yalan elimde geçmişimden kalan bir mektup sabah ayini gibi nihavent değil belki biraz  hicaz ama sevgisiz değil kesintisiz yasamlar korkular ahkamlar elimizde ucuz şaraplar gözlerimizde hüzünlü mutluluklar şehrin ışıkları gibi çok renkliyiz içimizde özlemler, hasretler acılar  mevsimler var heryerde biliyorum biteceğiz bir mavi ışık gibi ama ne zaman kimbilir  neon  tarzı değilim ki ben parlak sahte olayım bir floransan gibi saydam tek ampul gibi kırılgan ne sevdalıyım hayata nede aşığım yarınlara bekliyorum ama umarsızca elimde acılar yüreğimde geçmişin sızısı bir yutkunma değil ki benimkisi... geçişler gelecekler sinirlenmeler küfürler veya tanrıya yalvarmalar hani nerde arkadaşlar bira içerken dans ederken arabayla gezerken hani nerde gerçek dostluklar..bir resim çiz, mavi deniz sen gökyüzü ben olayım,her rengini benden al yağmur ol sana yağayım, sen hırçın ol ben kaya  dalgalarla kendini  çarp bana, anlamazsın ki bazen yüreğimin son halini  sonra düşünürsün zaten yüreğimin ne istediğini, geri kalan tek şey olur sana bedenimden kalan son sevda, oysa ben dağı taşı olmayan  her ovaya adını kazıdım aşkımızı yazdım, sen bunu algıladığında koşup geldin yanıma ama sana bırakacağım tek birşey vardı bir avuç toprak bir çiçek,birde gözyaşlarını akıtabileceğin cüsseme yakışmayan bir mezartaşı...

 

ANA SAYFA