![]() |

Sessiz bir yaz akşamıydı, şimdiye kadar batmadığı kadar güzel batıyordu güneş, denizin en mehtabında.. İstanbul belki de bu kadar güzel hiç gözükmemişti genç adamın gözüne .. şehirden uzaklaşan iki genç sevgili, belki de bu şehirde yaşadığı iğrenç şeylerden uzaklaştığı için çok mutluydular. genç adam sevgilisine dönerek, aşkım ben ölsem üzülür müsün dedi, kadın şok bir halde, saçmalama dedi, tabi ki üzülürüm dedi. Adam hemen arkasından sordu, evli olsak mı daha çok üzülürsün, yoksa flört döneminde mi? kadın sustu belki de bu kadar saçma bir soruya cevap bile vermek istemedi, yol uzundu biraz sustular, sonra hayata dair konuştular. kadın hep kararsızdı, bu adamla evlenmeli miyim diye düşünüyordu. adamın tek sorusu ise aklındaki, hayatında bu kadar güzel bakan bir sevgiliyi tanrı neden şimdi karsısına çıkarmıştı? biraz isyankardı ama o kadar çok istiyordu ki onunla birlikte olmayı, hastalığı bile umrunda değildi.. genç adamın gözleri doldu, ama belli etmedi, sol yanağından düşen yaşı çaktırmadan sildi. daha önce tesadüfen gidip yemek yedikleri yerde birşeyler yediler, genç adam sözünü tutup içki içmiyordu, ama o akşam içip deli gibi sarhoş olmak istiyordu, bir bira isteyip içti, biraz rahatlamıştı. kadına dönüp seni çok seviyorum dedi. kadın neden diye sordu, sebebini bilmiyordu adam. ne demeliydi, sen benim meleğimsin, sen umutlarımdaki, rüyalarımdaki sevgilisin nasıl derdi.. anlatmadı ve sustu, yemeklerini yediler ve kalkıp bir otele gittiler. birer şarap açtılar ve içmeye başladılar. genç kadın adama dönerek senle evlenmek istediğimi tam olarak bilmiyorum dedi. Şok olan genç adam, yerinden kalktı cama doğru gitti, içinden geçenleri bir an düşündü. peki dedi o zaman ben de senden vazgeçiyorum dedi.. kadın sustu, ağlamak istedi, adam bağırmak istedi, elleriyle duvarları yumruklamak, ağlamak istedi ama yine yapmadı, yapamadı, sustu. Acısını, hüznünü yüreğine kan olarak damlattı, kendine kızdı neden bu kadar sevdim ki diye. O gece bu konuşmadan sonra, güzel saatlerle geçti, erken dönecekleri işyerine saat üç dolaylarında yola cıktılar yavaş yavaş yol alıyorlardı, kadın uyuyakalmıştı, adam öksürdü bir ara ve eline kan geldi, hemen sildi, sevgilisinin görmesini istemedi ve aklına geldi; her konuşmasında, sen benden birseyler saklıyorsun diyordu genç kadın adama. O da hayır diyordu, nasıl derdi, bu illet hastalığı ona söyleyemezdi ki, belki de onunla ölmek istiyordu.. Yol bitiyordu, adamın korkusu artıyordu, belki bir daha olmayacaktı, belki bir daha görmeyecekti ama, biliyordu bu biçim aşk onun hayatına dair en güzel şeydi, kadına baktı ve yine garip bir mutlulukla yoluna devam edip, kadını evine bıraktı.......O gece, onların katıksız aşkına şahit olan tek şeydi.. Hiçbir erkek, hiçbir kadını bu biçim sevmemişti ama, ölüm her zamanki gibi sadık kalmıştı randevusuna..
|
|