![]() |

Ben adam değilmişim gözlerinin dibindeymişim sen giderken karanfiller sıralıydı sıralıydı içlerinden biri var ki benim gibi yaralıydı sen giderken çiçeklerin solduğunu gördün mü sen giderken ellerimin saclarımı yolduğunu gördün mü sen giderken bahar mıydı nergis de çiçek varmıydı iki nefes alıp vermek yasamak bu kadar mıydı .. yasamak yangın yeri değil mi acılar gülüsün son demi değil mi sevda mavi bir kus değil mi ölüm var oluşun ana teması değil mi her son bir başlangıç her başlangıç bir son değil mi o zaman gülüşler ağlamalara gebe değil mi güneş doğarken karanlığa gebe kalmak vücudunu soğuk bir tasa dayayarak sevgilini düşünmek bu ask değil mi kimsenin bilmediği bir yere gidip hıçkırarak ağlamak gözyaşlarını denizde yüzdürmek mutluluk değil mi elimdeki kitabı okumadan sonunu bilmek laf olsun diye birilerine bir şeyler anlatıp kaosa çözümler üretmek arkana bakınca bir masaldaki gibi bir arpa boyu yol almadığını görmek düşünüp dalıp saatlere isyan etmek yelkovanla akrep'in arasını bozmaya çalışmak zamansız saatlerde zamanla hareket etmek hayal dünyasında rengarenk kelebeklerle orograf yapmak sanatsal renkleri sokaklara döküp ellerimle şekiller çizmek bir uçaktan paraşütsüz atlayıp uçabileceğini farketmek ve sonsuz diyarlara gitmek...insanoğlu ne garip bir varlık hayatını kolaylaştırmak için icat ettiği her şeyin kölesi olmuş teknoloji insanı yozlaştırmış yozlaşan insan öz benliğini kaybetmiş parayı bulan lidya lılar acaba bu yaşam standartlarını görseydi hiç para basarlar mıydılar geçen zaman herşeyi öldürmüyor mu...?Duygularımız bile mekanikleşme dimi...? sevdalar bile paraya endeksli değil mi...? biz bulduğumuz icat ettiğimiz herşeyin altında kendimizi sömürmüyor muyuz...? otomobil icat edenler simdiki lüks otomobilleri görünce ne düşünürlerdi en çok merak ettiğim maksimum hızın yüzyirmi olduğu ülkede neden üç yüz kilometre hızla gidilecek araçlar vardır ki...? Silahın yasak olduğu bir ülkede neden silah fabrikası vardır, dört yüz lira icin bir ay çalışan işçi ve hayatında hiç çalışmayarak günde bin lira harcayan burjuva çocuk, simdi herkesin eşit olduğunu söyleyen bir ülkede neden bu kadar özel okul var her çocuk eşit mi okuyor...? faşist ve kapitalist düşünce muhtaç olduğumuz asil kanda mevcut mu....? Para Karşılığında insan öldürenler para için bedenlerini satanların her zamanki gibi bir felsefesi vardır.... bohem edebiyatı buna yaramaz mı...Göz bebeklerinden hüzün damlayan tinerci çocuğu dışlayan entellektüeller laf ebeliğine gelince ne kadar çok şey anlatırlar adeta halk ozanı kesilirler ne acıdır göz göre göre çelişkiye gitmek kendini bile çözememek...kar yağdığında buz olunca sokakta yasayanları toplar devlet aş verir ekmek verir sevindirir sonbahar aksamları ise yağmurlarla dans eder evsizler yağmurlarla...
|
|