Gökyüzü ağlamaklı yer yüzü suskun, deniz sevdalara uzak, acılar son demde, uzun yollar,  satılmış aşklar, örselenmiş duygular ve bilinmeyen kaybolmuş dostluklar.Beklemek hep beklemek gözlerini kapatıp ölümü beklemek yeniden uyandığında  yeni gelen güne merhaba demek,  çok şey istemek ve az şeyle yetinmek iste hayat bence bu demek.Geldiğini görmeden hissetmek, bilmediğin bir şeyi bilmediğin sevgiliye milyonlarca kez hediye etmek, çıkıp sokakta deli gibi koşup üzerindeki gömleğini çıkarıp  fırlatıp atmak biraz ağlamak birazda küfürler savurmak yediveren güllerini koparmak krizantam çiçeklerine kan kusmak hayata dair küfürler savurmak ağlamak ağlamak...ve yüreğini  ciğerinden yırtarak çıkarmak,hayat hayat... Anlamsızca hayat.Beş metre bir avluda volta atmak  lüks bir bir teknede güneşle soyunmak,okyanusun ortasında balık olmak,bir çocuğa son paranı bağışlamak hayat hayat...Bir camide beş vakit namaz kılmak, bir meyhanede aksamcı olmak, bir fabrikada üç beş kurusa çalışmak hayat hayat  bir şiiri böyle uydurup yazmak,sonra bir dostuna telefon açmak oturduğun yerden kalkıp hıçkırarak ağlamak hayat hayat..Kaderine ağlamak alt kattaki komsunun kızına asık olmak   sokaktan gecen köpekleri taslamak yavru kediyi montunun iç cebinde saklamak hayat hayat....gece geç bir vakitte eve gelmek battaniyeyi üzerine almadan üşüyerek ölmek dinsiz imansız insanlardan nefret etmek Allah!a inanlara imrenmek hayat hayat son hayat.......

 

ANA SAYFA