![]() |

Sabaha karşı 5.30, yine uykusuz bir gece ve şafağın sökmesini bekliyorum. Gözlerim yorgun, bedenim şafağa hasret, isyan bayrakları raflardan üzerime düşüyor. Sol yanımda kuranı kerim, elimde liberalizm kitabı, sağ yanımda daskapital, aman tanrım bu ne yaman çelişki..Televizyonda Lübnan haberleri, sol gazeteler askere göndermeye karşı tümceler yazıyor, sağ gazeteler ise asker gitsin diyor... Düşünün Lübnanda doğan çocuğun suçu ne? Daha güneşi görmeden üzerine düsen bir bombayla paramparça olmasının sebebi ne….? Neden soruyorum size, bu savaşın gerçek sebebi ne..? sizin hiç anneniz, babanız, kardeşiniz veya çocuğunuz üzerine bomba düşerek parçalanıp can verdimi…? tek suçları Lübnanda, Filistinde, ırakda doğmak, acaba kendisi mi istedi orda doğmayı? A.B.D başkanının dediği gibi faşist Müslüman olmak mı tek suçu (faşistliğini bilmem ama tek suçu Müslüman olmak bence).. iki asker kaçırıldı diye yüzlerce çocuğu katletmek hangi mantığın sermayesi acaba, aklıma geliyor da hasta adam dedikleri Osmanlıyı iyileştirmek için gelen dünya askerlerinin Osmanlıyı nasıl parsellediği... Belki yarın tekrar sıra bize gelecek, tarih tekerrürden ibaret değil mi... bazen barış için savaş lazımdır (Lev Nikolayeviç Tolstoy'un) savaş ve barış adlı kitabı geliyor aklıma, bir kurmay albay tavsiye etmişti okumam için.. Iraktaki olaylar geliyor aklıma ürperiyorum, yeter beyler asker yerine çocuklara gelecek gönderin, miğferlerinize çiçek ekebiliyor musunuz? herkes vatanı için canını verir, şimdi benim toprağıma bir amerikan askeri gelecek diyecek ki seni koruyacağım, başka bir İtalyan askeri gelecek elimde parçalanmış yavrumun cesedine, merak etme artık biz geldik sorun bitti diyecek, gözlerim kin dolmaz mı, yaş yerine kan akmaz mı, lanetler savurmaz mıyım yaşadığım herşeye?.. Saçmalıklar dünyası, 1975 lerde Amerikadan yediğimiz ambargoyu unuttuk mu, yağ yok, gaz yağı yok, hatta ekmek yok. Neden ise bir milleti kurtarmak için Kıbrıs’a çıkarma yapmamız.. Hadi beyler gösterin gücünüzü de görelim, İsrail’ e de yapın ambargonuzu hadi ne duruyorsunuz...Ortadoğu ile batıyı birleştiren Türkiye, köprü sensin ama sakın unutma geçmişini.1948 yılında kurulan bir ülke İsrail, ahtapot edasıyla her yere saldırıyor, el altından çıkan furkan isminde bir kitap, kuranı kerimi batılılaştırmaya çalışıyor. Hatta el altından da dağıtıyorlar evanjelistler, nerdeyse tüm dinlere bir etki yapmakta, soruyorum Afganistanda neden bu yıl %56 afyon üretimi arttı? Yoksa amaçlar ortaya mı çıkıyor… İsmet Berkan, radikal gazetesi yazarı aslında çok sevdiğim bir yazar, geçenlerde sokak kitapları oluşumunu başlattığı için tebrik maili attığım kişi, 2 eylül yazısında yine kendini ve okuyucularını kaosa sürüklemiş. daha önceki yazılarında Lübnana asker gönderilmesine karşı olduğunu her kelimesinde yazarken, maalesef 2 eylüldeki yazısında asker gönderilmeli bakış açısını desteklemiş ve bütün okurlarını da bir kaos altında bırakmıştır. ama bir iki sayfa arkasındaki Hakkı Devrim olayları hep iki yönden ele alıp, kesin ve net birşey demeyerek, olayları olumlu olumsuz yönleriyle ele almıştır. Felsefede de öyle değil mi, önermelerle doğruyu bulmaz mı? Oportinist davranarak halkın olgularını karıştırmak ne kadar mantıklı? İsrailin Suriye ve İran tehditleri, amaçlarının ne olduğunu çok açıkça göstermiyor mu? Geçtiğimiz günlerde toplanan İslam birliği konferansında, Türkiye ve Suriye haricinde neden hiç bir ülkenin lideri yoktu (bana dokunmayan yılan bin yasasın) dan baksa hangi mantıkla yapılmış bir hareketti?.. Mantık ne olursa olsun çocuklara dokunulmamalı, düşünce olarak çok kısır bir toplum olduğumuzu düşünüyorum, Aziz Nesin belki de haklıydı (bence belkisi fazla] ... yoksa Atatürk’ün sözünden mi yola çıkıyoruz? Hattı müdafaa yoktur sattı müdafaa vardır.. Görünen o ki, Iraktaki petrol, Afganistandaki afyon bazı kesimlerin gözünü doyurmamış. Yiyin efendiler yiyin, aksırıncaya kadar, tıksırıncaya kadar yiyin....
|
|