Belki de yazamadığım bir hikayeydi benim hayatım, çok iyi bildiğim asla kendime bile itiraf edemediğim hayatım bir  simgeydi bilinmeyen ve çizilmeyen .... çok acıyarak hiç acınacak hala düşmesem de adam gibi düşüncelere sahip olsam da hep içimde eksik kalan bir noktanın tam ortasıydım ben çoğu zaman , biraz ağlamaklıyım, hayatım kargaşalarda, kargaşa olmayan kendimim ama biliyordum geçmeyen senelere dur diyenin ben olduğumun... karlı kayın değil çünkü karlı kayın kadar yalan değil... bir özgürlük türküsü ozanın dilinden düşürmediği bilmeyenin de ozan olmadığı bir türkü yaşanmamış bir destan değil ki benim hayatım birlerine ders vermek için değil hicranın sol yanağına  damlayan gözyaşları, dilimde acı sözler ama yüreğimde orta Asya dan kalan yeşil bir kent sehere hayranım gün batımı ve lodos lakerda rakı canım çekiyor hastayım içemiyorum deniz kokuyor denizi göremiyorum içimden geçenleri ucu yanık bir mektup yapıp sevgilime yolluyorum her aşk diye acı çeken kendime ait olmayan sevgililerime camlar buğulumu acaba su an mevsim bahar mı bilmem ki dört duvar arasında yasadıklarım gerçekten asıl olan mı anneme anlatsam benim için ağlar mı bugün anneler günü annem beni unut ...karma karışık rüyalarım var her gece ama geceden öte hayatım karışık aklımda yarim oda benden hayırsız geceler sabaha ben askıma askım ise sahte dünyaya gebe....kesik yol çizgileri gibi hayatım yaşadıkça tek çizgi olan ermeni ler gibiyim hem öldürüp hem de suçlayan hayata isyan edip sonra herşeyi hayata mal eden peki o zaman sorun nerde çok yasamak mı....? neden bu ego ben çok yasamak değil hiç yaşamak istemiyorum yaşadıkça daha fazla günahkar oluyorum Allahın karsısına böyle çıkmaktansa bir suçla kendi hayatıma son vererek bu şekilde çıkmak belki de en mantıklısı o zaman değilse kul hakkı denilen şeyle yargılanmayacağım zaten geçici değil mi bu dünya ben asıl yasama gitmek istiyorum orda ki şelaleleri merak ediyorum orda ki meyveleri orda ki havayı yasamı merak ediyorum acaba orda alış veriş yapılıyor mu vergi var mı bir yerden  bir yere  otobüsle mi gidiliyor neyse biliyorum ki gerçek olan dünyada olmalıyım ben ait olduğum yere gitmeliyim simdi ayaklarım adım atarken hep gözüm toprakta ne zaman bütünleşeceğim bilmiyorum ama bu yürek bir şeye hasret oda ölüme.....

Geçen seneler yasadığım hüsranlar acılar yeter bana artık yoruldum kendimden bile soğudum nefret değil isyan hiç değil ama gitmeliyim artık kucaklaşmalıyım azraille bu olmalı zamanı geldi vakti simdi cebimde rovelver bile yok zaten kefeninde cebi yok kendimi kendime gömmüştüm zaten simdi toprak almaz mı beni kabul etmez mi ben geldiğim şeyden aldığımı geri vermek istiyorum topraktan toprağa ve ölüm....

herşeyin sonu var dünyanın en şerefli şeyi ölüm değil mi bir kere şerefli olmak istiyorum ve bir sevgili edasında bütünleşmek istiyorum, ben kefen ve toprak.........             

 

ANA SAYFA